Hepsi birbirinden kıymetli eserler elinize sağlık. Devam ederken
Serendipity yi seçiyorum 🍀
ve ne alaka diyebiliriz ama divan şiiri ile bir yerden kesiştiğini düşünüyorum.
Divan şiirinde kavuşmak yoktur aşık ile sevgili arasında.
Sadece uzaktan PLATONik bir aşkın yüceltildiği bir şiir kültürü diyebilirim. Şiirin temel dinamiği tamamlanmama etrafına kurulu. Filmdeki bekleyiş ve arzu, hatta “kader” düşüncesi biraz bu yönüyle divan siiini anımsatıyor bence. Sonda bahsettiğiniz filmi de izlemeye çalışacağım. Mutlu pazarlar
Selam, düşününce çok yerinde bir bağlantı kurmuşsunuz, bravo. 👍🏻 Ben de yazarken bir yandan Firdevsi’nin Şehname’siyle bağlantısını aklıma getirmiştim. Divan şiiri de mitolojik köklerinde, söz sanatlarında bu eserden sıkça faydalanıyor bildiğim kadarıyla. Tek yönlü, bitmemiş aşk temaları çok güçlü. Çok teşekkür ederim yorumunuz için, mutlu pazarlar diliyorum. 🙏
Çok güzel bir yazı yine. Sanırım en çok oyunu sevdim. Bahsedilen filmleri de izleyeceğim. Serendipity'i seneler önce izlemiştim ama bu oyuncular yine yine izlenir bence. İnsanı mutlu eden filmler kategorisinde benim için. Teşekkürler emek ve paylaşım için.
John Cusack’ı çok severim ben de, Serendipity dışında oynadıklarından özellikle Say Anything ve High Fidelity banko filmlerim diyebilirim. 👍🏻 Bu çağrışım oyununu biz üniversitede yakın bir arkadaşımla kağıt kalemle oynardık. Bunu bilgi de veren bir formata çevirince bayağı eğlenceli oldu. ☺️ Beğenmenize çok sevindim. Değerli yorumunuz için çok sağ olun. 🙏
Öteleme üzerine "Erteleme Sanatı" kitabını da tavsiye ederim. Yine kısa bir kitap (yıllar önce bol bol vaktim varken bir kafede tek oturuşta okumuştum), güzel bir ana argümanı var.
Özellikle harici bir zorlayıcı bir olmayan işlerde bu konuyla baş etmek şart oluyor. İnceledim şimdi, John Perry’nin kitabı sanırım, edineceğim. 👍🏻 Teşekkür ederim yorum için. 🙏
Yine dopdolu bir blog olmuş.
Hepsi birbirinden kıymetli eserler elinize sağlık. Devam ederken
Serendipity yi seçiyorum 🍀
ve ne alaka diyebiliriz ama divan şiiri ile bir yerden kesiştiğini düşünüyorum.
Divan şiirinde kavuşmak yoktur aşık ile sevgili arasında.
Sadece uzaktan PLATONik bir aşkın yüceltildiği bir şiir kültürü diyebilirim. Şiirin temel dinamiği tamamlanmama etrafına kurulu. Filmdeki bekleyiş ve arzu, hatta “kader” düşüncesi biraz bu yönüyle divan siiini anımsatıyor bence. Sonda bahsettiğiniz filmi de izlemeye çalışacağım. Mutlu pazarlar
Selam, düşününce çok yerinde bir bağlantı kurmuşsunuz, bravo. 👍🏻 Ben de yazarken bir yandan Firdevsi’nin Şehname’siyle bağlantısını aklıma getirmiştim. Divan şiiri de mitolojik köklerinde, söz sanatlarında bu eserden sıkça faydalanıyor bildiğim kadarıyla. Tek yönlü, bitmemiş aşk temaları çok güçlü. Çok teşekkür ederim yorumunuz için, mutlu pazarlar diliyorum. 🙏
Çok güzel bir yazı yine. Sanırım en çok oyunu sevdim. Bahsedilen filmleri de izleyeceğim. Serendipity'i seneler önce izlemiştim ama bu oyuncular yine yine izlenir bence. İnsanı mutlu eden filmler kategorisinde benim için. Teşekkürler emek ve paylaşım için.
John Cusack’ı çok severim ben de, Serendipity dışında oynadıklarından özellikle Say Anything ve High Fidelity banko filmlerim diyebilirim. 👍🏻 Bu çağrışım oyununu biz üniversitede yakın bir arkadaşımla kağıt kalemle oynardık. Bunu bilgi de veren bir formata çevirince bayağı eğlenceli oldu. ☺️ Beğenmenize çok sevindim. Değerli yorumunuz için çok sağ olun. 🙏
Teşekkürler emeğinize sağlık...
Çok sağ olun yorumunuz için. 🙏
Öteleme üzerine "Erteleme Sanatı" kitabını da tavsiye ederim. Yine kısa bir kitap (yıllar önce bol bol vaktim varken bir kafede tek oturuşta okumuştum), güzel bir ana argümanı var.
Özellikle harici bir zorlayıcı bir olmayan işlerde bu konuyla baş etmek şart oluyor. İnceledim şimdi, John Perry’nin kitabı sanırım, edineceğim. 👍🏻 Teşekkür ederim yorum için. 🙏