Hepsi birbirinden kıymetli eserler elinize sağlık. Devam ederken
Serendipity yi seçiyorum 🍀
ve ne alaka diyebiliriz ama divan şiiri ile bir yerden kesiştiğini düşünüyorum.
Divan şiirinde kavuşmak yoktur aşık ile sevgili arasında.
Sadece uzaktan PLATONik bir aşkın yüceltildiği bir şiir kültürü diyebilirim. Şiirin temel dinamiği tamamlanmama etrafına kurulu. Filmdeki bekleyiş ve arzu, hatta “kader” düşüncesi biraz bu yönüyle divan siiini anımsatıyor bence. Sonda bahsettiğiniz filmi de izlemeye çalışacağım. Mutlu pazarlar
Selam, düşününce çok yerinde bir bağlantı kurmuşsunuz, bravo. 👍🏻 Ben de yazarken bir yandan Firdevsi’nin Şehname’siyle bağlantısını aklıma getirmiştim. Divan şiiri de mitolojik köklerinde, söz sanatlarında bu eserden sıkça faydalanıyor bildiğim kadarıyla. Tek yönlü, bitmemiş aşk temaları çok güçlü. Çok teşekkür ederim yorumunuz için, mutlu pazarlar diliyorum. 🙏
Ocak'ın yazısı (okuduktan sonra fark ettim) neden önüme çok yeni gibi düştü tam anlamasam da (sabsıtek bilmezliğim devam ediyor) buradayım. Ellerine sağlık.
Serendipity'i kesin izlemem lazımmış benim. Bunu kafama yazdım. Anlamlı raslantı mantıklı bir çeviri, bence %100 bir karşılığı yok ya o kelimenin. Ama bence raslantının anlamlısı olur evet.
Ben beş çağrışım oyununu çok sevdim ama kelimeler üzerinde yapacağını ve onlar hakkında yazacağını sanmıştım ilk önce. Mesela şu an deneyeyim hemencik; müzik, Farsça, hüzün, delilik, merak diye düşünmeden çağrıştırmak ve onlar hakkında yazmak gibi ama bunu da çok sevdim. O röportajı izleyip sevmiştim. Haldun Dormen coolluğu diye bir gerçek var. Harper Lee kitabını çok severim ben, yakın arkadaş olduklarını bilmiyordum, öğrenmek ve tatlı fotoğrafları hoşuma gitti.
Sentimental Value'yu belki bir gün izlerim diye o kısmı atladım tamamen yazıda.
Serendipity’yi bir kış günü öneririm. Sentimental Value’yu her mevsimde. 😇
Beşli çağrışım oyunu ise evet şu anki haliyle bir zincir şeklinde ilerliyor. Üniversitede serbest çağrışım ismiyle kâğıt kalemle oynardık; şimdiki tabii biraz stilize edilmiş, üzerinde çalışılmış bir hâli. Senin önerdiğin oyunu da sevdim, o da bir çeşit bağlantı kurma oyunu. Bir oyun da neden bu kelimeler bir anda döküldü bunu bulmak üzerine, kök neden analizi oyunu olabilir. ☺️
Çok güzel bir yazı yine. Sanırım en çok oyunu sevdim. Bahsedilen filmleri de izleyeceğim. Serendipity'i seneler önce izlemiştim ama bu oyuncular yine yine izlenir bence. İnsanı mutlu eden filmler kategorisinde benim için. Teşekkürler emek ve paylaşım için.
John Cusack’ı çok severim ben de, Serendipity dışında oynadıklarından özellikle Say Anything ve High Fidelity banko filmlerim diyebilirim. 👍🏻 Bu çağrışım oyununu biz üniversitede yakın bir arkadaşımla kağıt kalemle oynardık. Bunu bilgi de veren bir formata çevirince bayağı eğlenceli oldu. ☺️ Beğenmenize çok sevindim. Değerli yorumunuz için çok sağ olun. 🙏
Öteleme üzerine "Erteleme Sanatı" kitabını da tavsiye ederim. Yine kısa bir kitap (yıllar önce bol bol vaktim varken bir kafede tek oturuşta okumuştum), güzel bir ana argümanı var.
Özellikle harici bir zorlayıcı bir olmayan işlerde bu konuyla baş etmek şart oluyor. İnceledim şimdi, John Perry’nin kitabı sanırım, edineceğim. 👍🏻 Teşekkür ederim yorum için. 🙏
Yine dopdolu bir blog olmuş.
Hepsi birbirinden kıymetli eserler elinize sağlık. Devam ederken
Serendipity yi seçiyorum 🍀
ve ne alaka diyebiliriz ama divan şiiri ile bir yerden kesiştiğini düşünüyorum.
Divan şiirinde kavuşmak yoktur aşık ile sevgili arasında.
Sadece uzaktan PLATONik bir aşkın yüceltildiği bir şiir kültürü diyebilirim. Şiirin temel dinamiği tamamlanmama etrafına kurulu. Filmdeki bekleyiş ve arzu, hatta “kader” düşüncesi biraz bu yönüyle divan siiini anımsatıyor bence. Sonda bahsettiğiniz filmi de izlemeye çalışacağım. Mutlu pazarlar
Selam, düşününce çok yerinde bir bağlantı kurmuşsunuz, bravo. 👍🏻 Ben de yazarken bir yandan Firdevsi’nin Şehname’siyle bağlantısını aklıma getirmiştim. Divan şiiri de mitolojik köklerinde, söz sanatlarında bu eserden sıkça faydalanıyor bildiğim kadarıyla. Tek yönlü, bitmemiş aşk temaları çok güçlü. Çok teşekkür ederim yorumunuz için, mutlu pazarlar diliyorum. 🙏
Ocak'ın yazısı (okuduktan sonra fark ettim) neden önüme çok yeni gibi düştü tam anlamasam da (sabsıtek bilmezliğim devam ediyor) buradayım. Ellerine sağlık.
Serendipity'i kesin izlemem lazımmış benim. Bunu kafama yazdım. Anlamlı raslantı mantıklı bir çeviri, bence %100 bir karşılığı yok ya o kelimenin. Ama bence raslantının anlamlısı olur evet.
Ben beş çağrışım oyununu çok sevdim ama kelimeler üzerinde yapacağını ve onlar hakkında yazacağını sanmıştım ilk önce. Mesela şu an deneyeyim hemencik; müzik, Farsça, hüzün, delilik, merak diye düşünmeden çağrıştırmak ve onlar hakkında yazmak gibi ama bunu da çok sevdim. O röportajı izleyip sevmiştim. Haldun Dormen coolluğu diye bir gerçek var. Harper Lee kitabını çok severim ben, yakın arkadaş olduklarını bilmiyordum, öğrenmek ve tatlı fotoğrafları hoşuma gitti.
Sentimental Value'yu belki bir gün izlerim diye o kısmı atladım tamamen yazıda.
Serendipity’yi bir kış günü öneririm. Sentimental Value’yu her mevsimde. 😇
Beşli çağrışım oyunu ise evet şu anki haliyle bir zincir şeklinde ilerliyor. Üniversitede serbest çağrışım ismiyle kâğıt kalemle oynardık; şimdiki tabii biraz stilize edilmiş, üzerinde çalışılmış bir hâli. Senin önerdiğin oyunu da sevdim, o da bir çeşit bağlantı kurma oyunu. Bir oyun da neden bu kelimeler bir anda döküldü bunu bulmak üzerine, kök neden analizi oyunu olabilir. ☺️
Çok teşekkür ederim değerli yorumun için. 🙏
Ha bir de o erteleme kitabının kapağını/adını görüp sevip o an almamıştım, aklımda bulunsun.
Çok güzel bir yazı yine. Sanırım en çok oyunu sevdim. Bahsedilen filmleri de izleyeceğim. Serendipity'i seneler önce izlemiştim ama bu oyuncular yine yine izlenir bence. İnsanı mutlu eden filmler kategorisinde benim için. Teşekkürler emek ve paylaşım için.
John Cusack’ı çok severim ben de, Serendipity dışında oynadıklarından özellikle Say Anything ve High Fidelity banko filmlerim diyebilirim. 👍🏻 Bu çağrışım oyununu biz üniversitede yakın bir arkadaşımla kağıt kalemle oynardık. Bunu bilgi de veren bir formata çevirince bayağı eğlenceli oldu. ☺️ Beğenmenize çok sevindim. Değerli yorumunuz için çok sağ olun. 🙏
Öteleme üzerine "Erteleme Sanatı" kitabını da tavsiye ederim. Yine kısa bir kitap (yıllar önce bol bol vaktim varken bir kafede tek oturuşta okumuştum), güzel bir ana argümanı var.
Özellikle harici bir zorlayıcı bir olmayan işlerde bu konuyla baş etmek şart oluyor. İnceledim şimdi, John Perry’nin kitabı sanırım, edineceğim. 👍🏻 Teşekkür ederim yorum için. 🙏
Çok sağ olun yorumunuz için. 🙏