Sizin yazılarınızı okurken, "şu filmi not edeyim", "şu konuyu not edeyim", "şu diziye hemen bakayım" oluyor :) Yetişmek zor ama nereden yakalarsak bizimdir :)
Bir sorum olacak, Beşli Çağrışım oyunu nerede? Bulamadım. Profilinizde de gezindim bi ama göremedim sanırım.
Birçok konuda birçok şey (bazen birçoktan biraz daha fazla da olabilir) anlatmaktan hoşlanıyorum. ☺️ İlginize, beğeninize çok sevindim, sağ olun. 😇
Beşli çağrışım 30-44. sayılar arasında yer verdiğim bir bölümdü, 52. sayıdan itibaren tekrar yer vermeye başladım. İki kavram, kişi, kelime belirliyoruz. İlkinden diğerine toplam 5 maddelik bir liste oluşturacak şekilde gidiyoruz. Biz bunu üniversitede kağıt kalemle oynardık ve arada bulduğumuz bağlantıları birbirimize gülerek açıklardık. Ben de arada kurduğum bağlantıları gülümseterek, bilgi vererek açıklamaya çalışıyorum. 👍🏻 Tabii kavramları ve kişileri kendin seçip kendin oynayınca zihin o bağlantıları baştan da kurabildiği için yeterince zor olmuyor. O yüzden okuyucuyu, verdiğim kavramları/kişileri kendi beşli çağrışımında, kendi adımlarıyla birleştirmeye de davet ediyorum. Ek olarak chat bölümünden de “hadi bu iki kavramı da birleştir,” şeklinde öneri/meydan okumalar bekliyorum. Zor problemleri severim. 😅
Cevabım uzun oldu ancak çok yerinde bir soruydu. Yorumunuz, kıymetli katkınız için teşekkür ederim. 🙏
Ellerinize sağlık. ancak fırsat bulup okuya bildim. Hatta önce like sonra okumak diyeyim çünkü kesin beğeneceğimi biliyorum. Neden mi? eski yazılarınızdan, yani ''dönüp geriye bakmamdan :)))''
Gerçekten de ilk kısım beni epey düşündürdü. Özellikle biz hala o hataları yapan bizle aynı mıyız? Bu bir süre kafamda dolaşır benim. Ama ne olursa olsun burada kişisel özellikle yada başka nedenlerden de diye bilirsiniz, yargılamak, yargılanmak korkutmamalı diye düşündüm en son...
Geçmişimizle çekinmeden yüzleşmemiz lazım...(kendi adıma olumlu özellikle de olumsuzlarla bizi biz yapan şeylerdir)
Diğer taraftan aklıma hep şu geliyor dünyanın en zeki makinesi de olsak veri olmadan ne yapa biliriz?
Pekala veri nereden gelecek? Tabi ki geçmişten...İlla bizim geçmişimiz olmasa da başkasının da olsa geçmişten. bu ham veriyi işleyerek belki biz eski biz olmuyoruz...
Neyse çok uzattım, beni yazının ilk bölüm itibariyle epey düşünmeye itti..(Blog'umdan kısmına kadarki yer özellikle)
Güzel bir açılım yapmışsınız, teşekkür ederim. 🙏 Kendimizin ya da başkasının geçmişinden gelen veri demişsiniz ya. Yani ayırt etmeden, objektif olarak bakabiliyorsak bu veri temiz kalmış ve geleceğimizi inşa etmede kullanılabilir halde oluyor. Problem özellikle kendimize karşı objektifliğimizi korumakta zorlanıyor olmamız. Genellikle kendimize ya çok yumuşak yaklaşıyoruz ya da çok gaddar. Bu ikilemden çıkmak için alternatif bazı yollar önermek istedim esasında. 😇 Hem beğeniniz, hem de kıymetli yorumunuz için çok teşekkürler. ☺️
Orfe ve Evridiki'nin hikâyesini Hades isimli bilgisayar oyununda öğrenmiştim ve çok üzülmüştüm, Eyyvah Eyvah'taki o sahneyi hatırlamamakla birlikte izlediğim dönemde zaten o mitolojik hikâyeyi bilmiyordum. Ellerine, kalemine, klavyene, beynine sağlık hocam.
Sahneyi ben de sonradan bağdaştırdım açıkçası, hikâyeyi duymuştum önceden ancak Sandman grafik romanlarından birinde (Fabllar ve Yansımalar olabilir) başkarakter Morpheus’un oğlu olarak resmedilen Orpheus’un trajedisi net olarak hafızama kazınmıştı. 👍🏻 Ben de Hades oyununu öğrenmiş oldum, yıllar önce oynadığım Bastion’a benzettim biraz. Çok teşekkürler değerli yorumun için. 🙏
Yazınızın en başına bayıldım. Bu ara sık düşündüğüm bir konu. Özellikle canlı yayın yapmadan önce, kulübüm için reklam açarken kendime o kadar gıcık oldum ve Meral bunları yapmaz, dedim. Yani görünür olmaz. Henüz bir kitabın bile yayımlanmadı ve uzmanmış gibi, aşmış bitirmiş gibi ortalara çıkıyorsun:)... Neyse ki iç seslerimden destekçi olanı zorba sesi susturdu ve arada bir ölmemiz ve yeniden doğmamız gerektiğini hatırlattı. :)
Ne güzel söylediniz. 🙏 Bence de içimizdeki sabotajcıyı bir başkası değil, ancak yine içimizdeki destekçi ses yatıştırabilir. Eskiden o şekilde düşünen kendimizle vedalaşmış, artık yeni bir kendilik doğurmuş oluyoruz. Çok sağ olun yerinde örneğiniz ve değerli katkınız için. ☺️
Elinize sağlık. Biçem Alıştırmaları bir kahve içimi öğleden sonra eğlenceliği gibi okunsa da çevirisinin ne kadar emek istediği belli, ben de çok beğenmiştim (kuş diline geldiğimde de kahkahayı basmıştım) Şimdi gidip Luke Skywalker'lı Muppet Show'u arayacağım. Pazar sabahına çok yakışır bence :)
Kuş dili beni de çok güldürmüştü, tıpkı her cümlenin sonuna “anadın mı?” eklediği alıştırma ve sürekli dil sürçmesi yaşadığı alıştırma gibi. ☺️ Miss Piggy’nin Leia yorumunu da öneririm. 😇 Değerli yorumunuz için çok teşekkürler. 🙏
Bicem alıştırmaları çok ilgimi çekti, tam da postmodern roman üzerine calismis ve hikayeden ziyade hikayenin anlatım biçiminin öne çıktığını hayranlıkla izleyen biri olarak, çok teşekkürler, en kısa zamanda temin edeceğim 🍀
Kitaptaki alıştırmaları beğeneceğinize eminim Betül hocam. 😇 İzleğin belirsizleştiği, temaların aynılaştığı (hayatta ve romanda) bir çağda, işin “nasıl” tarafı oldukça öne çıkıyor. Çok sağ olun yorumunuz için. 🙏
Sizinde İlk ve Son'u beğenmenize sevindim Utku Bey. Bu ayki bültende Büşra ile uzun zamandır izlediğimiz dizinin incelemesini yazacağız. Hikayelerin işlenme şeklini ve ilişkilere bakışı çok hoşumuza gidiyor. Bu yeni sezon özellikle biraz daha orta yaşlı bir çiftin incelenmesi de güzel oldu. Diğer sezonlara göre daha az toksik ama sorunların daha sancılı olması hikayeyi derinleştirmiş. 2. sezonda bi sahnede çok açık bir şekilde Yin-Yang göndermesi vardı. İlişkileri felsefi açıdan değerlendirmesi de çok hoş. Bakalım bizden de bu ay incelemesi gelicek. 🙂
İyi yazılmış, iyi oynanmış ve kurgulanmış bir yapı gerçekten Selim Bey, ortak beğenimiz olmasına sevindim. 😇 Kişiliğimizi şekillendiren travmaları da sığlaşmadan verebilmesi, bu şekilde ilişkilerin yalnızca iki kişi arasında bir bağlantı olmadığını güzelce anlatabilmesi çok özel. Bülteninizdeki incelemenizi merakla bekliyorum. 🙏
Haklısınız Utku bey anlatım şekli konusunda. Yaşanan şeyler çok gerçek. Bizimde en çok hoşumuza giden oydu. Bakalım bizden nasıl bir inceleme çıkıcak. 🙂
Sizin yazılarınızı okurken, "şu filmi not edeyim", "şu konuyu not edeyim", "şu diziye hemen bakayım" oluyor :) Yetişmek zor ama nereden yakalarsak bizimdir :)
Bir sorum olacak, Beşli Çağrışım oyunu nerede? Bulamadım. Profilinizde de gezindim bi ama göremedim sanırım.
Birçok konuda birçok şey (bazen birçoktan biraz daha fazla da olabilir) anlatmaktan hoşlanıyorum. ☺️ İlginize, beğeninize çok sevindim, sağ olun. 😇
Beşli çağrışım 30-44. sayılar arasında yer verdiğim bir bölümdü, 52. sayıdan itibaren tekrar yer vermeye başladım. İki kavram, kişi, kelime belirliyoruz. İlkinden diğerine toplam 5 maddelik bir liste oluşturacak şekilde gidiyoruz. Biz bunu üniversitede kağıt kalemle oynardık ve arada bulduğumuz bağlantıları birbirimize gülerek açıklardık. Ben de arada kurduğum bağlantıları gülümseterek, bilgi vererek açıklamaya çalışıyorum. 👍🏻 Tabii kavramları ve kişileri kendin seçip kendin oynayınca zihin o bağlantıları baştan da kurabildiği için yeterince zor olmuyor. O yüzden okuyucuyu, verdiğim kavramları/kişileri kendi beşli çağrışımında, kendi adımlarıyla birleştirmeye de davet ediyorum. Ek olarak chat bölümünden de “hadi bu iki kavramı da birleştir,” şeklinde öneri/meydan okumalar bekliyorum. Zor problemleri severim. 😅
Cevabım uzun oldu ancak çok yerinde bir soruydu. Yorumunuz, kıymetli katkınız için teşekkür ederim. 🙏
Ellerinize sağlık. ancak fırsat bulup okuya bildim. Hatta önce like sonra okumak diyeyim çünkü kesin beğeneceğimi biliyorum. Neden mi? eski yazılarınızdan, yani ''dönüp geriye bakmamdan :)))''
Gerçekten de ilk kısım beni epey düşündürdü. Özellikle biz hala o hataları yapan bizle aynı mıyız? Bu bir süre kafamda dolaşır benim. Ama ne olursa olsun burada kişisel özellikle yada başka nedenlerden de diye bilirsiniz, yargılamak, yargılanmak korkutmamalı diye düşündüm en son...
Geçmişimizle çekinmeden yüzleşmemiz lazım...(kendi adıma olumlu özellikle de olumsuzlarla bizi biz yapan şeylerdir)
Diğer taraftan aklıma hep şu geliyor dünyanın en zeki makinesi de olsak veri olmadan ne yapa biliriz?
Pekala veri nereden gelecek? Tabi ki geçmişten...İlla bizim geçmişimiz olmasa da başkasının da olsa geçmişten. bu ham veriyi işleyerek belki biz eski biz olmuyoruz...
Neyse çok uzattım, beni yazının ilk bölüm itibariyle epey düşünmeye itti..(Blog'umdan kısmına kadarki yer özellikle)
Güzel bir açılım yapmışsınız, teşekkür ederim. 🙏 Kendimizin ya da başkasının geçmişinden gelen veri demişsiniz ya. Yani ayırt etmeden, objektif olarak bakabiliyorsak bu veri temiz kalmış ve geleceğimizi inşa etmede kullanılabilir halde oluyor. Problem özellikle kendimize karşı objektifliğimizi korumakta zorlanıyor olmamız. Genellikle kendimize ya çok yumuşak yaklaşıyoruz ya da çok gaddar. Bu ikilemden çıkmak için alternatif bazı yollar önermek istedim esasında. 😇 Hem beğeniniz, hem de kıymetli yorumunuz için çok teşekkürler. ☺️
Orfe ve Evridiki'nin hikâyesini Hades isimli bilgisayar oyununda öğrenmiştim ve çok üzülmüştüm, Eyyvah Eyvah'taki o sahneyi hatırlamamakla birlikte izlediğim dönemde zaten o mitolojik hikâyeyi bilmiyordum. Ellerine, kalemine, klavyene, beynine sağlık hocam.
Sahneyi ben de sonradan bağdaştırdım açıkçası, hikâyeyi duymuştum önceden ancak Sandman grafik romanlarından birinde (Fabllar ve Yansımalar olabilir) başkarakter Morpheus’un oğlu olarak resmedilen Orpheus’un trajedisi net olarak hafızama kazınmıştı. 👍🏻 Ben de Hades oyununu öğrenmiş oldum, yıllar önce oynadığım Bastion’a benzettim biraz. Çok teşekkürler değerli yorumun için. 🙏
Bastion’un yapımcılarının oyunu zaten 😎 Müzikleri inanılmaz iyi, hala Spotify’dan açıp açıp dinlerim.
Yazınızın en başına bayıldım. Bu ara sık düşündüğüm bir konu. Özellikle canlı yayın yapmadan önce, kulübüm için reklam açarken kendime o kadar gıcık oldum ve Meral bunları yapmaz, dedim. Yani görünür olmaz. Henüz bir kitabın bile yayımlanmadı ve uzmanmış gibi, aşmış bitirmiş gibi ortalara çıkıyorsun:)... Neyse ki iç seslerimden destekçi olanı zorba sesi susturdu ve arada bir ölmemiz ve yeniden doğmamız gerektiğini hatırlattı. :)
Ne güzel söylediniz. 🙏 Bence de içimizdeki sabotajcıyı bir başkası değil, ancak yine içimizdeki destekçi ses yatıştırabilir. Eskiden o şekilde düşünen kendimizle vedalaşmış, artık yeni bir kendilik doğurmuş oluyoruz. Çok sağ olun yerinde örneğiniz ve değerli katkınız için. ☺️
Elinize sağlık. Biçem Alıştırmaları bir kahve içimi öğleden sonra eğlenceliği gibi okunsa da çevirisinin ne kadar emek istediği belli, ben de çok beğenmiştim (kuş diline geldiğimde de kahkahayı basmıştım) Şimdi gidip Luke Skywalker'lı Muppet Show'u arayacağım. Pazar sabahına çok yakışır bence :)
Kuş dili beni de çok güldürmüştü, tıpkı her cümlenin sonuna “anadın mı?” eklediği alıştırma ve sürekli dil sürçmesi yaşadığı alıştırma gibi. ☺️ Miss Piggy’nin Leia yorumunu da öneririm. 😇 Değerli yorumunuz için çok teşekkürler. 🙏
Bicem alıştırmaları çok ilgimi çekti, tam da postmodern roman üzerine calismis ve hikayeden ziyade hikayenin anlatım biçiminin öne çıktığını hayranlıkla izleyen biri olarak, çok teşekkürler, en kısa zamanda temin edeceğim 🍀
Kitaptaki alıştırmaları beğeneceğinize eminim Betül hocam. 😇 İzleğin belirsizleştiği, temaların aynılaştığı (hayatta ve romanda) bir çağda, işin “nasıl” tarafı oldukça öne çıkıyor. Çok sağ olun yorumunuz için. 🙏
Sizinde İlk ve Son'u beğenmenize sevindim Utku Bey. Bu ayki bültende Büşra ile uzun zamandır izlediğimiz dizinin incelemesini yazacağız. Hikayelerin işlenme şeklini ve ilişkilere bakışı çok hoşumuza gidiyor. Bu yeni sezon özellikle biraz daha orta yaşlı bir çiftin incelenmesi de güzel oldu. Diğer sezonlara göre daha az toksik ama sorunların daha sancılı olması hikayeyi derinleştirmiş. 2. sezonda bi sahnede çok açık bir şekilde Yin-Yang göndermesi vardı. İlişkileri felsefi açıdan değerlendirmesi de çok hoş. Bakalım bizden de bu ay incelemesi gelicek. 🙂
İyi yazılmış, iyi oynanmış ve kurgulanmış bir yapı gerçekten Selim Bey, ortak beğenimiz olmasına sevindim. 😇 Kişiliğimizi şekillendiren travmaları da sığlaşmadan verebilmesi, bu şekilde ilişkilerin yalnızca iki kişi arasında bir bağlantı olmadığını güzelce anlatabilmesi çok özel. Bülteninizdeki incelemenizi merakla bekliyorum. 🙏
Haklısınız Utku bey anlatım şekli konusunda. Yaşanan şeyler çok gerçek. Bizimde en çok hoşumuza giden oydu. Bakalım bizden nasıl bir inceleme çıkıcak. 🙂