Yine dolu dolu harika bir eser olmuş yazınız. Hem çok besleyici hem de keyifli. Kaleminize sağlık.
Müsaadenizle; Yakın zamanda bitirdiğim bir kitapta (Hayalini Yorganına Göre Uzat-Acar Baltaş) boyunun ölçüsünü almak konusunu öz güven ve öz saygı ayrımından bahsederek işlemektedir. Anlattığınız hayal mi hedef mi konusu tam da bu ayrıma denk gelmektedir. (öz saygı sınırlarımızı bildiğimiz durum) Çok güzel işlemişsiniz. Keyif aldım.
Önerdiğiniz kitabı hemen sipariş ediyorum çünkü şuanda okuduklarımdan birisi ''İhanete Uğrayan Devrim'' L. Trotçki devamında önerdiğiniz bu kitabı okursam sanırım bu sistemlere olan merak ve bilgi açığımı belki bir az kapata bilirim.
Lafı çok uzattım söylenecek çok şey var hele bu kadar dolu dolu bir yazı okuduktan sonra...
Acar Hoca’yı çok severek takip ederim. Kitabı da okumak istedim siz yazınca. Ne güzel bir paylaşım oldu. 😇 Teknofeodalizm kitabını öneririm, evet. Klasiklerden “Hayvan Çiftliği” de bahsettiğiniz konunun bütüncül bir eşlikçisi olabilir. 👍🏻
Zengin katkınız, ince yorumlarınız için gönülden teşekkür ederim. 🙏☺️
Eline sağlık Utku abi. Aşağıdaki satırları çok beğendim, notepad'e kopyaladım direkt. Benim için üzerine düşünülmesi gereken bir paragraf olmuş :)
"Bazen kendimi bir şeyi çok isterken yakalarım. O an kendi içimde şunu tartarım; bu isteğim bir hayal mi, heves mi, yoksa hedef mi? Gerçekten istiyor muyum, yoksa sadece vazgeçmek mi istemiyorum, aradaki farkı çoğu zaman ancak kaybettikten sonra mı anlıyorum?"
"Olgunluk da işte böyle isteklerimizi dizginleyebilmekte, enerjimizi hedeflerimize yönlendirebilmekte değil midir?" Bu cümlenizle ancak bu sene (41 yaşında) olgunlaşabildiğimi anladım.:) Vazgeçmek benim için her zaman çok zor oldu. Konfora olan düşkünlüğümden olsa gerek.:) Neyseki içimde hep daha iyi bir versiyonuna dönüşmeyi arzulayan ve bunun için konforu terk etmeye razı gelen bir ses de vardı. Daha iyi versiyonun da sonu yokmuş, bir yerde durmak ve bu kadarla da yaşanır, demek lazımmış onu da anladım:)
İstemek güzel şey, öncelikle isteme motivasyonu zaten bir işe başlamanın olmazsa olmazı. Başladığımız işleri layığıyla bitirmek içinse kısıtlı enerjimizi odaklamak, önceliğimize uymayan odaklardan vazgeçebilmek gerekiyor. Tabii önceliklendirmeyi doğru yapabiliyor muyuz? Bu da herhalde başka bir yazının konusu olabilir. ☺️ Akran olduğumuz için iyi anlayabildiğimi düşündüğüm içten paylaşımınız için teşekkür ederim. 🙏 😇
Yine dolu dolu harika bir eser olmuş yazınız. Hem çok besleyici hem de keyifli. Kaleminize sağlık.
Müsaadenizle; Yakın zamanda bitirdiğim bir kitapta (Hayalini Yorganına Göre Uzat-Acar Baltaş) boyunun ölçüsünü almak konusunu öz güven ve öz saygı ayrımından bahsederek işlemektedir. Anlattığınız hayal mi hedef mi konusu tam da bu ayrıma denk gelmektedir. (öz saygı sınırlarımızı bildiğimiz durum) Çok güzel işlemişsiniz. Keyif aldım.
Önerdiğiniz kitabı hemen sipariş ediyorum çünkü şuanda okuduklarımdan birisi ''İhanete Uğrayan Devrim'' L. Trotçki devamında önerdiğiniz bu kitabı okursam sanırım bu sistemlere olan merak ve bilgi açığımı belki bir az kapata bilirim.
Lafı çok uzattım söylenecek çok şey var hele bu kadar dolu dolu bir yazı okuduktan sonra...
Ellerinize sağlık...
Acar Hoca’yı çok severek takip ederim. Kitabı da okumak istedim siz yazınca. Ne güzel bir paylaşım oldu. 😇 Teknofeodalizm kitabını öneririm, evet. Klasiklerden “Hayvan Çiftliği” de bahsettiğiniz konunun bütüncül bir eşlikçisi olabilir. 👍🏻
Zengin katkınız, ince yorumlarınız için gönülden teşekkür ederim. 🙏☺️
Teşekkürler o kitabı da ekledim şimi…
Eline sağlık Utku abi. Aşağıdaki satırları çok beğendim, notepad'e kopyaladım direkt. Benim için üzerine düşünülmesi gereken bir paragraf olmuş :)
"Bazen kendimi bir şeyi çok isterken yakalarım. O an kendi içimde şunu tartarım; bu isteğim bir hayal mi, heves mi, yoksa hedef mi? Gerçekten istiyor muyum, yoksa sadece vazgeçmek mi istemiyorum, aradaki farkı çoğu zaman ancak kaybettikten sonra mı anlıyorum?"
Beğenmene, düşünceler uyandırmasına sevindim Alicim, çok sağ ol değerli yorumun için. 🙏😇
"Olgunluk da işte böyle isteklerimizi dizginleyebilmekte, enerjimizi hedeflerimize yönlendirebilmekte değil midir?" Bu cümlenizle ancak bu sene (41 yaşında) olgunlaşabildiğimi anladım.:) Vazgeçmek benim için her zaman çok zor oldu. Konfora olan düşkünlüğümden olsa gerek.:) Neyseki içimde hep daha iyi bir versiyonuna dönüşmeyi arzulayan ve bunun için konforu terk etmeye razı gelen bir ses de vardı. Daha iyi versiyonun da sonu yokmuş, bir yerde durmak ve bu kadarla da yaşanır, demek lazımmış onu da anladım:)
İstemek güzel şey, öncelikle isteme motivasyonu zaten bir işe başlamanın olmazsa olmazı. Başladığımız işleri layığıyla bitirmek içinse kısıtlı enerjimizi odaklamak, önceliğimize uymayan odaklardan vazgeçebilmek gerekiyor. Tabii önceliklendirmeyi doğru yapabiliyor muyuz? Bu da herhalde başka bir yazının konusu olabilir. ☺️ Akran olduğumuz için iyi anlayabildiğimi düşündüğüm içten paylaşımınız için teşekkür ederim. 🙏 😇
Redkit i hatırlatmış olman 💙
Ne kadar severdik eskiden değil mi? 😇
Çooook güzel!!!
Çok teşekkür ederim takdirin için. 🙏☺️
Yine çok şahane bir sayı. Elinize sağlık. Baharda bir pazar kahvaltısında bize bugün Redkit arkadaşlık etsin öyleyse😎
Ne güzel eşlik eder değil mi? 😊 Çok sağ olun nazik, değerli yorumunuz için. 🙏
Rica ediyorum bizler teşekkür ederiz. Varsa favori bölümünüz bir YouTube linki de paylaşabilirsiniz mesela 😊
İyi fikir, belki ayrı bir bölüm olarak da ekleyebilirim. 👍 Tekrar teşekkür ediyorum, geri bildiriminiz için. 🙏
Teşekkür ederim, nafakamı alıp, heybeme doldurdum adaşım 🙏🙏🙏✋
Estağfurullah, ben teşekkür ediyorum değerli yorumun için adaşım. 🙏☺️
Sizi karıştırıyorum bültenlerinizin adı da benzer :)