"Eeyore’un problemi mutsuz olması değil, mutsuzluğunu normal sanmasıdır." bu cümleyi şöyle de okudum: bir şeyi değiştirme ve geliştirme gücünün olduğundan haberi olmaması.
Fazlasıyla kişisel silkelenmeler, duvara çarpmalar ve uyanışlar hatırlattı bana. Teşekkürler.
“Bir şeyi değiştirme ve geliştirme gücünün olduğundan haberi olmaması,” ne güzel bir açılım olmuş. 👍🏻 Kişilik özelliği olarak benimsediğimiz şeyleri değiştirmek zordur. “Ben mutsuz bir insanım,” demekle “şu anda mutsuz hissediyorum,” demek arasındaki fark, ikincisinde o bahsettiğiniz değişme gücünün bir umut olarak varolabilmesi. 🍀
Çok sağ olun konuya açılım getiren değerli yorumunuz için. 🙏
Evet, bir yerde ortam ne zaman gerilse aklıma aynı karikatür gelir. 🙃 Öfkeyle ilgili gözlemin çok doğru. Bence kaygı öfkeyi doğuruyor, kaygısızlık gibi görünen her şey ise gizli öfkeden ibaret.
Sinners’ı uzun süre ertelemiştim ancak izleyince ne kadar iyi olduğunu fark ettim. Tarantino dışında biraz Get Out’a da benzettim.
Çok sağ ol takdirin ve değerli yorumun için Barış hocam. 🙏
Evet, bu videoyu çok severim. Bir süredir paylaşmak için uygun bir bağlam arıyordum, bu hafta denk gelmiş oldu. 😇 Çok sağ olun değerli yorumunuz için. 🙏☺️
Yazılarınız gerçekten çok besleyici. Filimlerle arası çok iyi olan birisi değilim, ama bu filim girişi beni etkiledi. Bu durumu aşmak için 2026 yılında film listesi oluşturmaya başladım bu filmi de ekliyorum, ayrıca teşekkür ederim bunun için.
Kaygılar üzerine acizane katkıda bulunmak istiyorum müsaadenizle; Kaygılar ilkel varoluşumuzdan günümüze kadar sizin de kaydettiğiniz gibi bizi koruma mekanizmasını oluşturuyor. Olay kortekse uğramadan tehlikeye karşı özellikle ilkel dönemlerde önlem (savaş yada kaç) mekanizmasını sağlıyor.
Tabi modern dünyada da iş görüyor ama 30 bin yıl önceki gibi değil belki. Çevre hızla değişti ilkel refleksler korundu, aynı hızla değişmedi
Sorun şu ki, meslek hayatımda bunun tam tersi durumlar da karşılaştım; ''iyilik yönünde bias''
İlgili kişinin başta sağlık olmak üzere pek çok hayati tehlikesini farklı yorumlamasına, asla önemli bir şey olmadığına neden ola biliyor.
Hiç unutmam bir gün cayır cayır kalp krizi geçiren bir hasta bulantılarını kısa süre önce yediği soğuk dondurmaya bağlıyordu ve ikna olmuyordu...
Yazınız zengin olunca çok uzattım, keşke haftalık yazsanız...
Beğenmenize çok sevindim, yorumlarınızdan ben de birçok şey öğreniyorum, sağ olun. 🙏
Film izlemek alışkanlıkla yerleşiyor, liste yapmak fena bir fikir değil. Keyifli seyirler diliyorum şimdiden. 👍🏻
İyimserlik önyargısı konusuyla çok güzel bir açılım yapmışsınız. Eski sayılardan birinde (47 olabilir) bahsetmiş olmam lazım. Bilişsel önyargılar genel olarak çok ilginç bir konu başlığı. 😇
Takdiriniz ve güzel yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. İş hayatı da kendi adıma yoğun geçtiği için kaliteden ödün vermemek adına bültenleri iki haftada bir yayınlıyorum, bu sezon böyle olur herhalde. Daha sık yayın yapmayı tabii ki isterim; belki geçmişte yazdığım uzun yazıları ayrıca yayınlayabilirim, bunu bir düşüneceğim. ☺️
"Eeyore’un problemi mutsuz olması değil, mutsuzluğunu normal sanmasıdır." bu cümleyi şöyle de okudum: bir şeyi değiştirme ve geliştirme gücünün olduğundan haberi olmaması.
Fazlasıyla kişisel silkelenmeler, duvara çarpmalar ve uyanışlar hatırlattı bana. Teşekkürler.
“Bir şeyi değiştirme ve geliştirme gücünün olduğundan haberi olmaması,” ne güzel bir açılım olmuş. 👍🏻 Kişilik özelliği olarak benimsediğimiz şeyleri değiştirmek zordur. “Ben mutsuz bir insanım,” demekle “şu anda mutsuz hissediyorum,” demek arasındaki fark, ikincisinde o bahsettiğiniz değişme gücünün bir umut olarak varolabilmesi. 🍀
Çok sağ olun konuya açılım getiren değerli yorumunuz için. 🙏
Eeyore'un mutsuzluğuyla tezahür eden "olumsuzluk önyargısını" toplumlar bugün (bilhassa Twitter'da) öfkeyle yansıtıyor. Yiğit Özgür'ün İhsan Abi'ye dedirttiği gibi, ortam çok gergin Fuat, bilmiyorum.
Ve Sinners son zamanlarda izlediğim en iyi film olabilir. Videosunu attığın sekansta tüylerim diken diken olmuştu.
Ellerine sağlık, yine müthiş bir bülten olmuş.
Evet, bir yerde ortam ne zaman gerilse aklıma aynı karikatür gelir. 🙃 Öfkeyle ilgili gözlemin çok doğru. Bence kaygı öfkeyi doğuruyor, kaygısızlık gibi görünen her şey ise gizli öfkeden ibaret.
Sinners’ı uzun süre ertelemiştim ancak izleyince ne kadar iyi olduğunu fark ettim. Tarantino dışında biraz Get Out’a da benzettim.
Çok sağ ol takdirin ve değerli yorumun için Barış hocam. 🙏
Yazıyı yine merakla okudum. Video şahane 🥰🙏
Evet, bu videoyu çok severim. Bir süredir paylaşmak için uygun bir bağlam arıyordum, bu hafta denk gelmiş oldu. 😇 Çok sağ olun değerli yorumunuz için. 🙏☺️
Yazılarınız gerçekten çok besleyici. Filimlerle arası çok iyi olan birisi değilim, ama bu filim girişi beni etkiledi. Bu durumu aşmak için 2026 yılında film listesi oluşturmaya başladım bu filmi de ekliyorum, ayrıca teşekkür ederim bunun için.
Kaygılar üzerine acizane katkıda bulunmak istiyorum müsaadenizle; Kaygılar ilkel varoluşumuzdan günümüze kadar sizin de kaydettiğiniz gibi bizi koruma mekanizmasını oluşturuyor. Olay kortekse uğramadan tehlikeye karşı özellikle ilkel dönemlerde önlem (savaş yada kaç) mekanizmasını sağlıyor.
Tabi modern dünyada da iş görüyor ama 30 bin yıl önceki gibi değil belki. Çevre hızla değişti ilkel refleksler korundu, aynı hızla değişmedi
Sorun şu ki, meslek hayatımda bunun tam tersi durumlar da karşılaştım; ''iyilik yönünde bias''
İlgili kişinin başta sağlık olmak üzere pek çok hayati tehlikesini farklı yorumlamasına, asla önemli bir şey olmadığına neden ola biliyor.
Hiç unutmam bir gün cayır cayır kalp krizi geçiren bir hasta bulantılarını kısa süre önce yediği soğuk dondurmaya bağlıyordu ve ikna olmuyordu...
Yazınız zengin olunca çok uzattım, keşke haftalık yazsanız...
Beğenmenize çok sevindim, yorumlarınızdan ben de birçok şey öğreniyorum, sağ olun. 🙏
Film izlemek alışkanlıkla yerleşiyor, liste yapmak fena bir fikir değil. Keyifli seyirler diliyorum şimdiden. 👍🏻
İyimserlik önyargısı konusuyla çok güzel bir açılım yapmışsınız. Eski sayılardan birinde (47 olabilir) bahsetmiş olmam lazım. Bilişsel önyargılar genel olarak çok ilginç bir konu başlığı. 😇
Takdiriniz ve güzel yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. İş hayatı da kendi adıma yoğun geçtiği için kaliteden ödün vermemek adına bültenleri iki haftada bir yayınlıyorum, bu sezon böyle olur herhalde. Daha sık yayın yapmayı tabii ki isterim; belki geçmişte yazdığım uzun yazıları ayrıca yayınlayabilirim, bunu bir düşüneceğim. ☺️
Yazıların geniş bir yelpaze gibi bunaltmadan çok serinletici ve ferah...
Beğenmene sevindim, ne kadar ince bir takdir. ☺️ Çok teşekkür ederim değerli yorumun için. 🙏
Rica edeeim ne demek 😊
Öykücük de güzelmiş.
Beğenmenize sevindim, çok teşekkürler değerli yorumunuz için. 🙏☺️