Discussion about this post

User's avatar
Barış Ünver's avatar

Bifazik uykunun aslında Sanayi Devrimi'ne kadar bizim varsayılan ayarımız olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Ama öğle uykusu şeklinde değil, akşamdan geceye, geceden sabaha iki uykumuz varmış; atıyorum 21.00-01.00 arası birinci uykuyu, 02.00-06.00 arası ikinci uykuyu uyurmuş insanlar. (Tabii bunlar nispeten teyitsiz bilgiler, teyitlemek de lazım.)

Pörpıl's avatar

Öncelikle yaz molasında iyi dinlenmeler. Bu yazıya geçen gün başlayıp sevip ani bir işim çıkıp araya girince sinir olup bırakmıştım sonra geri dönerim diye, sonunda okudum.

Sofi'nin Dünyası'nı ben de çok severim, lisede okumuştum, o zamanlar üniversitede felsefe ana dalı yapacağını hiç bilmeyen bir sayısal öğrencisiydim. Doppler'le karşılaştım ama okumamıştım. Alıntıyı çoook sevdim kesin severmişim kafamdaki sonsuz uzunluktaki kitap listesine ekledim. Ve bu yorumu aşırı uykusuz ve halsiz bir günümde yazıyorum, yine beşlere kadar uyuyamadım. İmsomnia seviyesinde bir insanım maalesef. Mürat Gülsoy'un o kitabı sanırım bende var ama hala okumadım, itiyor bir sebeple nedense. Uyku konusunda onun fikirlerini bilmiyordum. Son zamanlarda ben de ilginç bulduğum rüyalar görüyorum azıcık uyuyabildiğim zamanlarda ama bir rüyadan doğan bir yazım pek olmadı galiba hayatta.

3 more comments...

No posts

Ready for more?