Bifazik uykunun aslında Sanayi Devrimi'ne kadar bizim varsayılan ayarımız olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Ama öğle uykusu şeklinde değil, akşamdan geceye, geceden sabaha iki uykumuz varmış; atıyorum 21.00-01.00 arası birinci uykuyu, 02.00-06.00 arası ikinci uykuyu uyurmuş insanlar. (Tabii bunlar nispeten teyitsiz bilgiler, teyitlemek de lazım.)
Esasında biyolojik yapımıza da uyan bir uyku düzeniymiş; tabii kent hayatına geçişten ve kitlelerin büyük işletmelerde ücretli çalışmaya başlamasından sonra harcama yapmak için belirli bir zamana ihtiyacı oluyor diye yorumladım. Bunu da uykularından çalarak yapıyorlar. Günümüzde bifazik uyku siesta yapmak demek, lümpenlikle özdeşleşiyor bir karikatür olarak, bu da ilginç. 🤔
Öncelikle yaz molasında iyi dinlenmeler. Bu yazıya geçen gün başlayıp sevip ani bir işim çıkıp araya girince sinir olup bırakmıştım sonra geri dönerim diye, sonunda okudum.
Sofi'nin Dünyası'nı ben de çok severim, lisede okumuştum, o zamanlar üniversitede felsefe ana dalı yapacağını hiç bilmeyen bir sayısal öğrencisiydim. Doppler'le karşılaştım ama okumamıştım. Alıntıyı çoook sevdim kesin severmişim kafamdaki sonsuz uzunluktaki kitap listesine ekledim. Ve bu yorumu aşırı uykusuz ve halsiz bir günümde yazıyorum, yine beşlere kadar uyuyamadım. İmsomnia seviyesinde bir insanım maalesef. Mürat Gülsoy'un o kitabı sanırım bende var ama hala okumadım, itiyor bir sebeple nedense. Uyku konusunda onun fikirlerini bilmiyordum. Son zamanlarda ben de ilginç bulduğum rüyalar görüyorum azıcık uyuyabildiğim zamanlarda ama bir rüyadan doğan bir yazım pek olmadı galiba hayatta.
Teşekkür ederim, geri dönüp okumanız beni sevindirdi. ☺️ Belki de felsefe branşında eğitim almanıza vesile olmuştur Sofi’yle birlikte o filozofları keşfetmek. 👍🏻 Doppler’i evet sevebileceğinizi düşünüyorum, Erlend Loe yazarlığı dışında da ilginç bir şahsiyet; bir yıl tek teker üstünde dolaşma macerasını anlattığı bir başka kitabı elimde şu an, bu da böyle bir tesadüf işte. 😇 Büyübozumu bir yaratıcı yazarlık ders kitabı formatında, kursa gider gibi örneğin haftada 1 saatlik periyotlarla okuyabilirsiniz.
Uyku konusunda, ben de çocukluktan beri öyle uzun süreler uyuyabilen biri olmadığım için verebileceğim fikir, yalnızca kendi nefesinize odaklanarak uykuya dalmaya ve uyuduğunuz süreyi kesintisiz geçirmeye çalışmak olacak.
Selam tekraar, Sofi'nin Dünyası'nın etkisi olmuştur evet. Benim kitaplıklarda Erlend Loe var mıydı yoksa ya diye bir bakacağım bugün. Ben yaratıcı yazarlık eğitmeniyim ama nedense o kitap beni çekmiyor, bakalım. Niye "Mürat" yazmışım acaba güldüm ona da djsjsj. Uyku taktiği için sağolun ama ne taktikler denedi bu gönül....... Hayat sjssh.
Bifazik uykunun aslında Sanayi Devrimi'ne kadar bizim varsayılan ayarımız olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Ama öğle uykusu şeklinde değil, akşamdan geceye, geceden sabaha iki uykumuz varmış; atıyorum 21.00-01.00 arası birinci uykuyu, 02.00-06.00 arası ikinci uykuyu uyurmuş insanlar. (Tabii bunlar nispeten teyitsiz bilgiler, teyitlemek de lazım.)
Esasında biyolojik yapımıza da uyan bir uyku düzeniymiş; tabii kent hayatına geçişten ve kitlelerin büyük işletmelerde ücretli çalışmaya başlamasından sonra harcama yapmak için belirli bir zamana ihtiyacı oluyor diye yorumladım. Bunu da uykularından çalarak yapıyorlar. Günümüzde bifazik uyku siesta yapmak demek, lümpenlikle özdeşleşiyor bir karikatür olarak, bu da ilginç. 🤔
Değerli yorumun için çok sağ ol Barış Hocam. 🙏
Öncelikle yaz molasında iyi dinlenmeler. Bu yazıya geçen gün başlayıp sevip ani bir işim çıkıp araya girince sinir olup bırakmıştım sonra geri dönerim diye, sonunda okudum.
Sofi'nin Dünyası'nı ben de çok severim, lisede okumuştum, o zamanlar üniversitede felsefe ana dalı yapacağını hiç bilmeyen bir sayısal öğrencisiydim. Doppler'le karşılaştım ama okumamıştım. Alıntıyı çoook sevdim kesin severmişim kafamdaki sonsuz uzunluktaki kitap listesine ekledim. Ve bu yorumu aşırı uykusuz ve halsiz bir günümde yazıyorum, yine beşlere kadar uyuyamadım. İmsomnia seviyesinde bir insanım maalesef. Mürat Gülsoy'un o kitabı sanırım bende var ama hala okumadım, itiyor bir sebeple nedense. Uyku konusunda onun fikirlerini bilmiyordum. Son zamanlarda ben de ilginç bulduğum rüyalar görüyorum azıcık uyuyabildiğim zamanlarda ama bir rüyadan doğan bir yazım pek olmadı galiba hayatta.
Teşekkür ederim, geri dönüp okumanız beni sevindirdi. ☺️ Belki de felsefe branşında eğitim almanıza vesile olmuştur Sofi’yle birlikte o filozofları keşfetmek. 👍🏻 Doppler’i evet sevebileceğinizi düşünüyorum, Erlend Loe yazarlığı dışında da ilginç bir şahsiyet; bir yıl tek teker üstünde dolaşma macerasını anlattığı bir başka kitabı elimde şu an, bu da böyle bir tesadüf işte. 😇 Büyübozumu bir yaratıcı yazarlık ders kitabı formatında, kursa gider gibi örneğin haftada 1 saatlik periyotlarla okuyabilirsiniz.
Uyku konusunda, ben de çocukluktan beri öyle uzun süreler uyuyabilen biri olmadığım için verebileceğim fikir, yalnızca kendi nefesinize odaklanarak uykuya dalmaya ve uyuduğunuz süreyi kesintisiz geçirmeye çalışmak olacak.
Değerli yorumunuz için çok sağ olun. 🙏
Selam tekraar, Sofi'nin Dünyası'nın etkisi olmuştur evet. Benim kitaplıklarda Erlend Loe var mıydı yoksa ya diye bir bakacağım bugün. Ben yaratıcı yazarlık eğitmeniyim ama nedense o kitap beni çekmiyor, bakalım. Niye "Mürat" yazmışım acaba güldüm ona da djsjsj. Uyku taktiği için sağolun ama ne taktikler denedi bu gönül....... Hayat sjssh.